Hatırlatma

iyiyim, meksika sınırında tütün içen
afro-amerikalıyım
kamburumu doğrultmanın tek şartı
yürümemek, biliyorum
şurada bir kuyuyu hemencecik
söndürsem
çarpışsam göğsüme vuran sızıyla
ö lüyorum bari tam yerinde sorayım
malum soruyu
tanrım, kim yirmi bir gramdan daha
fazla eder ki?
ismimi tanımlayabilseydim biraz
daha kalırdım dünyada
biraz daha bağımsız, biraz daha
illegal
kanayan bir yarayı imayla anlatacak
kadar suskunum
kandırıyorum yumruklarımı
kahrolsun bir şeyler diyerek
kahrolsun büyüdükçe çocuklaşan
çiçekler!
kalbimi çırpman bir şeye
benzetiyorum günlerdir
çırpman ve gö kle ağlaşan bir şey
sayfaları çevirdikçe yüzüme
dö nüyorum
artık benim olmayan bir hevese
bakar gibi kayıt dışıyım
desem ki yatağını irşat eden ırmağı
ben buldum
dağların arkasındaki bendeler tanır
sesimi
tanırlar ve üflemek için sûra
İsrafil’den ö nce davranırlar
dünyanın dö nmeye başladığı
yerden topluyorum ayaklarımı
gidilecek yerlere bir karanfil
çiziyorum
kanırtmak için çopurlaşan evlere
bıraktığım gö lgemi
yazgımı doğrultayım diye unuttum
bir zaman acıya tiryakiliğimi
buraya kadar dedim
işte sokakları ve senetleri çağıran bir
düşman
ağzımdan çıkan harfi tabiata isnat
edecek kadar cesurum
cesurum ve saçlarım sular altında
kim çağırıyor alnıma mukavemet
gö steren bu çaresizliği
kim oyuyor merhametin hikâyede
geçmeyen gö zlerini
halbuki kanımı emen hiçbir şeyi
canımdan uzak tutmadım
şah damarıma yakınlığımı Rab ile
hatırladım

Bir cevap yazın